ehemmiyetiPeygamberin hayatına dair bilgimizin, Kur’ân’la birlikte iki mühim kaynağından birini teşkil etmesinden başka, Đslâm’ın ilk asırlarına ait dinî ve gayr-i dinî haberlerin rivâyet şekline hakim olmasından da ileri gelmektedir.200 Hadis külliyâtının, Siyer ilmi açısından önemini ve kaynaklık ettiği Bu nedenle bir insanın, insanların çoğunluğunu kendine örnek alması, çoğunluk nasıl inanıyorsa o şekilde inanması onun için büyük bir kayıp olur. Bu insanlar dünyada çoğunluk olsalar da, dünyadayken tutumlarını ve ahlaklarını değiştirmedikleri takdirde, ahirette toplu olarak cehenneme girmekten kurtulamayacaklardır. Bu durum insanların bazı şeyleri unuturken bazı şeyleri ise hiç unutmamasına sebep olur. “İsimleri hatırlamak yüzleri hatırlamaktan neden daha zordur?” sorusunun cevabı insanın bilinçaltı ile ilgilidir. İnsanın bazı şeyleri hatırlaması için bellek açısından bu şeye yer açması gerekir. İnsanın okuduğu bir metinde kendini bulması tıpkı aynada kendi suretine bakmak gibidir. İlyada ya da Homeros bize ne söyler, mitolojik metinlerden neyi anlamalıyız, pek çok soru Ama şu da bir gerçek ki yeni insanlarla tanışırken bu tarz bir vücut dili sizin ukala görünmenize sebep olabilir bu da karşınızdakinin size mesafeli olmasına sebep olur. Bunun yerine daha uyumlu ve karşınızdakini ürkütmeden bir vücut dili sergilemek her zaman daha iyidir. Robin’in bu konudaki önerileri şunlardır: sJyLc. Sosyal Bilgiler Tuna Matbaacılık Yayınları Ders Kitabı Sayfa 25-26-27 Onun Yerinde Olsaydım Metni Etkinlik Cevapları ONUN YERİNDE OLSAYDIM… Sosyal Bilgiler Tuna Matbaacılık Yayınları Ders Kitabı Sayfa 25 Cevapları. Aİnsanın kendisini başka insanların yerine koymasının faydaları neler olabilir? Cevap Bir tartışma veya bir konuyu karşı tarafa anlatma sırasında empati kurmak yani kendimizi karşımızdaki insanın yerine koymamız gerekir. Bu yaptığımız hareketle karşı taraftaki insanı incitmez,kırmaz ve onun düşüncelerini daha iyi anlayabiliriz. Sosyal Bilgiler Tuna Matbaacılık Yayınları Ders Kitabı Sayfa 27 Cevapları. B Anne babasını kaybetmiş çocuklara yardımcı olmak için neler yapılmasını istersiniz? Neden? Cevap Anne ve Babasını yitiren çocuklar anne ve baba sevgisinden mahrum büyürler. Bu zaman dilimi o çocukları çok kötü etkiler. Onlara manevi olarak hediyeler, onlara yalnızlık duygusunu hissettirmeyecek kadar yakın olmak isterdim. Sesli Konu Anlatımı Sosyal Bilgiler Ders Kitabı 25-26-27. Sayfa Cevapları Tuna Matbaacılık Yayınları Haberler > Başkalarının Sahip Olduğu Her Şeyi Kıskanmayı Kendine İş Edinen İnsanların 12 Özelliği - 0141 Elbette siz bu insanlardan biri değilsiniz sevgili dostlar. Hani belki vardır böyle bir arkadaşınız filan, biz onu anlatıyoruz... 1. Kendi sahip oldukları şeylerin kıymetini hiçbir zaman bilemezler. Bu insanlar yalnızca kendilerinde olmayan şeylere odaklandıkları için sahip olduklarının hiçbir kıymeti yoktur. Aslında kendileri olmaktan memnun değillerdir ama büyük ihtimalle haberleri bile yoktur... 2. Her şeyi kıskanmaya o kadar alışmışlardır ki, "Kalkıp çalışayım, ben de bir şeylere sahip olayım" gibi bir düşünce akıllarının ucundan geçmez. Devamlı yakınmak ve kendini eksik hissetmek, bir şeyler için çaba sarf etmekten çok daha kolaydır neticede. Hiç istiflerini bozmazlar... 3. Bunun yerine kıskandıkları o insanlara her fırsatta bok atar; onları küçümsemek için fırsat kollarlar. Genellikle kıskandıkları insanın parayı ya da başarıyı nasıl elde ettiğiyle ligili küçümseyici teoriler üretir; eğer isteselerdi bunu kendilerinin de yapabileceğini, ama dürüst ya da karakterli bir insan oldukları için yapmadıklarını vurgularlar. 4. İstedikleri o şeylere ulaşırlarsa mutlu olacaklarına inanırlar ve bu yüzden hiçbir zaman mutlu olamazlar. Çünkü esasında problem sahip olunan şeylerle değil, direkt kişinin kendisiyle alakalıdır. Bu yüzden istedikleri her şeyi elde etseler bile, yine de başka insanları kıskanmaya devam eder, buna engel olamazlar. 5. Kendileriyle barışamazlar. Onlar için tek bir an bile yoktur ki huzur içinde geçsin. Rahat değildir bu insanlar sevgili dostlar. Kafalarının içinde devamlı tilkiler dolaşır. Vücutları bir yerde, kafaları başka bir yerdedir. Dünyaya insanları sınıflandırmadan bakamazlar ve bu sınıflandırmanın neresinde bulunduklarını dert etmeden yaşayamazlar. 6. Etraflarında gördükleri herkesi ve her şeyi yargılamaya bayılırlar. En çok da beğendikleri ama sahip olamadıkları şeyleri yargılarlar. Hayat bir yarıştır ve bu yarışta onlar mutlu değilse, kimse de olmamalıdır... 7. Bencildirler. Sahip oldukları şeyleri en yakınlarıyla bile paylaşmazlar. Hayata bakışları tamamen maddiyata dayalıdır ve bu yüzden duyguları anlamakta güçlük çekerler. Sevdikleri biriyle bir şeylerini paylaşmazlar çünkü hiç kimseyi şeyler kadar sevmezler. Günahlarını alamazsınız a dostlar... 8. Kıymetli bir şeye sahip olmayagörsünler. Hemen herkese haber verir, hava atmadık insan bırakmazlar. Kendi değerlerini bilmezler ve bu yüzden onu dış dünyaya bakarak belirlemeye çalışırlar. E herkesin haberi olsun ki, herkes onların ne kadar değerli olduğunu görsün. Değil mi ama... 9. Çünkü insanlara, kişiliklerine bakarak değil, sahip oldukları şeylere bakarak değer biçerler. Oğluna flüt alamayan adama adam mı denir Faik Baba... 10. Onları hayatta en çok eğlendiren şey, insanların eksik yönlerini yakalayıp dalga geçmektir. Ağalanacak haline gülmek deyiminin birebir tanımıdırlar. Kafaya takmıyorsunuz onları değil mi dostlar. Aman haa... 11. Yalakalık yapmak istedikleri biri olmadığı sürece, kendilerinden üstün gördükleri hiçbir insandan hoşlanmazlar. 'Ben şu Rıdvan Abi'ye gıcık oluyom ha. Ne o öyle artist artist takılmalar, küçük dağları ben yarattım tavırları. En sevmediğim insan tipi...' derler, derler ama bir yandan da içleri kan ağlar... 12. Ve kıskandıklarını asla ama asla kabul etmezler. Mümkün değildir. Söylemeyi bırakın, imâ etseniz bile çok sert bir tepkiyle karşılaşırsınız. Yaptıkları şeyleri görmeleri zordur. Bırakın aynı şekilde devam etsinler. Neticede zararı yalnızca onlara... 4. Sınıf Sosyal Bilgiler yazımızda İnsanın kendisini başka insanların yerine koymasının faydaları neler olabilir? ders konusu kısaca ele alacağız. Cevap Bir tartışma veya bir konuyu karşı tarafa anlatma sırasında empati kurmak yani kendimizi karşımızdaki insanın yerine koymamız gerekir. Bu yaptığımız hareketle karşı taraftaki insanı incitmez,kırmaz ve onun düşüncelerini daha iyi anlayabiliriz. İnsanın kendisini başka insanların yerine koymasının faydaları neler olabilir? yazısı hakkında görüş ve önerilerinizi yorum kısmına yazabilirsiniz. Değerli ziyaretçilerimiz yorumlarınız bizim için önemlidir. Dünyada hiç bir insan bir başkasıyla aynı özelliklere sahip değildir. İnsan her şeyden önce kendine özgü yüz şekli, parmak izi, saç ve göz rengi ile başka insanlardan ayrılır. Aynı şekilde o insanın yetenekleri beğenileri ve kişilik özellikleri de diğer insanların özelliklerinden farklıdır. Örneğin ben çok duygusal bir insanım. Özellikle tek başına yaşamak zorunda olan yardıma muhtaç, yaşlı ve kimsesiz insanları gördüğümde çok üzülürüm. Ders dışı zamanlarımı genellikle müzik dinleyerek ve satranç oynayarak değerlendiriyorum. Meyvelerden en çok vişneyi, sebzelerden ise domatesi seviyorum. Sınıf arkadaşım Yağmur da benim gibi satranç oynamayı seviyor. O ayrıca resim dersine özel bir ilgi duyuyor ve çok güzel resimler yapıyor. Ben de resimle ilgileniyor ve herkesin beğeneceği resimler yapmayı istiyorum. Ancak bu konuda Yağmur kadar yetenekli olmadığımı görüyorum. Bununla birlikte Yağmur’un resim konusunda kendisini geliştirmek için özel bir çaba harcamadığını düşünüyorum. Onun yerinde olsaydım okulumuzda açılan resim kursuna katılarak yeteneğimi daha ileriye taşırdım. Ben kendimi müzik alanında başarılı biri olarak görüyorum. Öğretmenim de iyi bir müzik kulağına sahip olduğumu söyleyerek beni doğruluyor. Bu nedenle şarkı söyleme ve müzik aleti çalma yeteneklerimi geliştirmek amacıyla hafta sonları gitar kursuna devam ediyorum. Benim gibi sizin de çeşitli ilgi alanlarınız vardır. İlgi ve yeteneklerimiz bakımından her birimiz başkalarıyla benzerlikler taşıyabileceğimiz gibi farklılıklara da sahip olabiliriz. Bu farklılıkların kişisel özelliklerimizden ve beğenilerimizden kaynaklandığını bilmeli ve bunu doğal karşılamalıyız. “Onun yerinde olsaydım ne düşünürdüm? Onlar gibi olsam ne yapardım?” Hepimizin kendi kendimize buna benzer sorular sorduğu olmuştur. İnsanlar böyle soruları genellikle kendileriyle aynı durumda olmayan insanlarla karşılaştıklarında sorarlar. Şimdi sizlere farklı özelliklere sahip insanlarla ilgili bir gözlemimi anlatacağım. Bugün ülkelerinde yaşanan iç karışıklık nedeniyle doğup büyüdükleri topraklardan ayrılarak ülkemize sığınmış olan çocuklarla tanıştım. Devletimiz onların beslenme, barınma ve sağlık ihtiyaçlarının yanı sıra eğitim ihtiyacını da düşünmüştü. Bu amaçla eğitim çağında olan çocukları okullara göndermiş ve bu çocuklardan bazıları bizim okula gelmişti. Ülkemizde misafir olan bu çocukları daha yakından tanımak için Türkçeyi biraz öğrenmiş olanlarla konuşmaya çalıştım. İçlerinden biri Türkçe bilmedikleri için derslerde zorlandıklarını söyledi. Ancak öğretmenlerinin ve sınıf arkadaşlarının bu konuda kendilerine yardımcı olduklarını da ekledi. Konuştuğum çocuklar Türkiye’de bulundukları için aslında şanslı olduklarını söyleseler de üzüntülerini gizleyemiyorlardı. Bu çok normal bir durumdu. Düşünsenize onların da bizler gibi evleri, parklarında koşup oynadıkları mahalleleri vardı. Okula gidiyor, öğretmenlerini ve arkadaşlarını çok seviyorlardı. Her biri geleceğe yönelik hayaller kuruyor; öğretmen, mühendis, doktor, sanatçı olmak istiyordu. Oysa şimdi bu hayallerinin çok uzağındaydılar. Ben kendimi onların yerine koyunca içinde bulundukları durumu daha iyi anlıyorum. İnsanların evlerinden ve alışkanlıklarından koparak yabancısı oldukları bir ülkede yaşamalarının ne kadar zor olduğunu tahmin ediyorum. Bu nedenle onlara elimizden geldiğince yardımcı olmamız gerektiğini düşünüyorum. Çevremizde babasını kaybetmiş çocuklar var. Onlar, yolda babasının elinden tutmuş bir çocuk gördüklerinde babalarını hatırlayıp hüzünlenebilirler. Böyle durumlarla karşılaştığımda ben de empati kurup kendimi onların yerine koyuyor ve çok üzülüyorum. Bir insan için anne veya babasını kaybetmek çok acı bir olaydır. Akrabalarımız arasında, yakın çevremizde, okulumuzda veya sınıfımızda aynı acıyı yaşamış çocuklar olabilir. Bu nedenle sorumlu davranarak onlara acılarını hatırlatacak hareketlerden kaçınmalıyız. Gördüğünüz haberde küçük yaşlarda babasını kaybetmiş çocuklar için sorumluluk hissederek harekete geçen bir öğretmenin ve öğrencilerinin yaptıklarını okuyacaksınız. Küçük Yüreklerden Dev Kampanya Gazete Haberi AYDIN’ın Germencik ilçesi Bozköy İlkokulu 3A sınıfı öğrencileri harçlıklarından biriktirdikleri paraları hiç tanımadıkları bir yetim öğrenciye göndererek örnek davranış sergilediler. Bozköy İlkokulu 3A sınıfının 15 öğrencisi, öğretmenleri Narin Sözen Oruç öncülüğünde sosyal sorumluluk projeleri kapsamında Samsun’daki bir ilkokulda eğitim gören, hiç tanımadıkları yetim öğrenci E… N…’ye yardımda bulunmak için kampanya düzenledi. Kampanya kapsamında öğrenciler, her gün harçlıklarından artırdıkları paraları kumbaraya attılar. Narin Sözen Oruç, “Her Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Olsun adını verdiğimiz proje ile öğrencilere değerler eğitimini vermeye çalışıyoruz. Bu sayede çocuklarımız hoşgörüyü, sevgiyi ve empati kurmayı öğreniyorlar.” dedi. Anne babasını kaybetmiş çocuklara yardımcı olmak için neler yapılmasını istersiniz? Geçen gün sokakta tekerlekli sandalyesi üzerinde ilerlemeye çalışan yürüme engelli bir kadın gördüm. Kadın kaldırımlar engellilere uygun olarak yapılmadığı için sandalyesini sürmekte zorlanıyordu. Buna rağmen güçlükle de olsa bankamatiğin önüne kadar gelebildi. Ancak burada onu başka bir engel bekliyordu. Çünkü makinenin tuşlarına yetişemiyordu. Çaresizce etrafına bakındığını görünce hemen yanına giderek yardım edebileceğimi söyledim. Teklifimi gülümseyerek karşıladı. Birlikte işlemini yaptıktan sonra bana teşekkür etti. Ayrıca hayatını başkalarına muhtaç olmadan sürdürmek istediğini söyledi. Ancak çevre şartlarının engellilere yardımcı olmadığını söyledi. Yaşadığım olay yürüme engellilerin günlük hayatta karşılaştıkları sorunları daha iyi görmemi sağladı. Kendimi onların yerine koyarak bu insanlara yardımcı olmaya karar verdim. Büyüklerimin desteğiyle ilgili kuruluşlara ulaşarak onlardan cadde ve sokaklarda engellilerin hayatını kolaylaştıracak düzenlemeler yapılmasını istedim. Ayrıca yoksul olduklarından tekerlekli sandalye alamayanlar için okulumuzda plastik kapak toplama kampanyası başlattım. İnsanın kendisini başka insanların yerine koymasının faydaları neler olabilir? Başka insanların yaşadıkları olayları, hissettiklerini, hüzünlerini ve sevinçlerini anlamak için kendimizi onların yerine koyarız. Yani kısaca empati yaparız. Böylece karşımızda ki kişiyi daha iyi anlarız ve o şekilde davranırız. Ayrıca empati yaptığımızda birçok yanlış anlamada ortadan kalkacaktır. Kişilerin tüm insanlara empati karararak yaklaşması hem sosyal ilişkilerini kuvvetlendirir hem de kişinin daha duyarlı bir insan olmasına yardımcı olur. Bu nedenle insan her zaman empati kurmayı bilmelidir. Eğer anlayışsız ve ön yargılı bir tutum sergilenirse karşıdaki kişiye haksızlık edilmiş olacaktır. Bu durum hiç kimseye bir fayda sağlamadığı gibi sosyal ilişiklerin de bozulmasına neden olur. İnsanın kendisini başka insanların yerine koymasının diğer faydalarını şöyle sıralayabiliriz Karşımızdaki kişinin acılarını ve yaşadıklarını daha iyi anlamış oluruz. Empati kurduğumuz kişiye yardım etmek için kendimizde güç buluruz. Yanlış anlamalar önlenerek objektif bir karar alınabilir. Önyargılardan sıyrılıp herkesin düşüncelerine saygılı olmayı öğreniriz. Aramızda çıkan sorunlar ve anlaşmazlıklara daha kolay çözüm yolları buluruz. Kısacası empati yapıldığı takdirde insanlar arasındaki dayanışma ve birliktelik bilinci artarak gelişir.

insanın kendisini başka insanların yerine koymasının faydaları neler olabilir