bakarasuresinin fazileti bakara suresinin fazileti muhakkak şeytan, içinde bakara suresi okunan evden kaçar!. o iki sure bir bulut yahut sıra sıra dizilmiş kuş sürüleri gibidirler. bakara suresi'nin faziletleri 163′ncü bakara suresi nin faziletleri. 163′ncü ayetinin ism-i a zam olduğu rivayet edilir. bakara suresi FaziletiBakara Sûresi Hakkında Bakara sûresi 286 ayettir. Medine’de on senelik bir müddet içinde peyderpey nâzil olmuştur. Mushaf tertîbine göre 2, nüzûl sırasına göre 87. sûredir. İsmini, 67 ile 71. âyetler arasında bahsedilen, İsrâiloğulları’nın sığır kurban etmeleri kıssasından almıştır. Sûreye, içinde Âyetü’l-Kürsî bulunduğundan ا BakaraSuresi ~ 163-164. Ayetleri; Bakara Suresi ~ 163-164. Ayetleri. Yorum Yap 648 Görüntüleme. Hamilelik ve anneliğin fazileti. Tebareke (Mülk Suresi) okumanın fazileti. 20 Soruluk İlmihal Testi. 100 Mecelle Kaidesi – Arapça Türkçe açıklamalı Fazileti Ele aldığı mevzulara bakıldığında Bakara sûresinin çok önemli, faziletli ve büyük bir sûre olduğu görülür. Peygamber Efendimiz’in “Kur’an âyetlerinin efendisi ve en büyüğü” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 142, 178) olarak beyân ettiği Âyetü’l-Kürsî de bu sûrede yer almaktadır. BakaraSuresi 163. Ayet. Her Şey. Kitaplar ppPhO. Bakara Süresi 163. Ayet Meali İlahınız bir tek Allah’tır. Ondan başka ilah yoktur. O, Rahman’dır, RahimdirBakara Süresi 163. Ayet Tefsiri Yüce Allah kendisinin yegane ilah olup hiçbir ortak ve denginin bulunmadığını tek, eşsiz, benzersiz, kimseye muhtaç olmayn ve kendinden başka hiçbir İlah bulunmayan Allah olup, Rahman ve Rahim’in kendisi olduğunu haber sonra Allah yegane İlah oluşuna kendisinin birliğini gösteren gökler ve yer ile ikisi arasında bulunan ve yaratıp yaydığı mahlukatını delil göstererek şöyle buyuruyorBakara Süresi 164. Ayet Meali Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde, Allah’ın indirip de kurumuş toprağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve yer ile gök arasında emre amade bekleyen bulutları yönlendirmesinde düşünen bir topluluk için birçok deliller Süresi 164. Ayet Tefsiri Yüce Allah buyuruyor ki Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında…. birçok deliller vardır’. Zarafeti, yüksekliği ve genişliği, hareketli ve sabit yıldızları, dönmekte olan yörüngeleri ile göklerin yaratılışında deliller vardır. Sertliği ve yoğunluğu, çukurları, dağları, denizleri, gölleri, çölleri, ovaları, verimli ve verimsiz arazileri ve daha çok faydalarıyla yeryüzünün yaratılışında bir çok deliller vardır.gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde…’ Biri gelir, sonra ardında diğerini bırakıp gider ve diğeri bir an gecikmeden onun yerine geçer. Nitekim Allah başka bir ayette şöyle buyurmuşturNe güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzerler 1. Bazen biri uzayıp diğeri kısalır. Biri diğerinden borç alır, sonra onu öder. Nitekim Allah başka bir ayette Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar 2 buyurmuştur. Yani ondan alıp buna, bundan alıp ona indirip de kurumuş toprağı canlandırdığı suda’. Nitekim Allah bir başka yerde şöyle buyururBu hususta ölü toprak onlar için mühim bir delildir. Biz ona yağmurla hayat verdik ve ondan dane çıkardık. İşte onlar, bundan yerler. Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık. Ta ki, onların meyvelerinden ve elleriyle bunlardan imal ettiklerinden yesinler. Hala şükretmeyecekler mi? Yerin bitirdiklerinden, insanların kendilerinden ve henüz mahiyetini bilmedikleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah kusurlardan münezzehtir 3ve yer ile gök arasında emre amade bekleyen bulutları yönlendirmesinde…. Yani gökle yer arasında seyreden, Allah’ın dilediği topraklara v yerlere yönlendirdiği şekilde gitmek üzere emir bekleyen bir topluluk için birçok deliller vardır. Yani tüm bunlarda Allah’ın vahdaniyetine dalalet eden apaçık belgeler vardır. Nitekim allah başka bir yerde şöyle buyurur Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken her vakit Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler ve şöyle derler Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tenzih ederim. Bizi cehennem azabından koru! Ey Rabbimiz! Doğrusu sen, kimi cehenneme koyarsan, artık onu rüsvay etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur 4.Medine de Peygambere İlahınız bir tek Allah’tır. Ondan başka ilah yoktur. O, Rahmandır, Rahimdir’ ayeti inince Mekke’de bulunan Kureyşli kafirler Bir tek ilah bütün insanlara nasıl yetecek dediler. Bunun üzerine Allah göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde ….. düşünen bir topluluk için birçok deliller vardır ayetini indirdiKaynak İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C 1 / bkz 609-6121- Yasin 40 2- Hacc 61 3- Yasin 33-36 4-Al-i İmran 191-192 Bakara Sûresi 164. Ayet Tefsiri Hakkında Konusu Nuzül Fazileti Bakara Sûresi Hakkında Bakara sûresi 286 ayettir. Medine’de on senelik bir müddet içinde peyderpey nâzil olmuştur. Mushaf tertîbine göre 2, nüzûl sırasına göre 87. sûredir. İsmini, 67 ile 71. âyetler arasında bahsedilen, İsrâiloğulları’nın sığır kurban etmeleri kıssasından almıştır. Sûreye, içinde Âyetü’l-Kürsî bulunduğundan اَلْكُرْسِيُّ Kürsî, Kur’ân’ın zirvesi olduğu için سَنَامُ الْقُرْاٰنِ Senâmu’l-Kur’ân, hidâyet nûrunun parlaklığı sebebiyle de اَلزَّهْرٰي Zehrâ ismi verilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’in en uzun sûresidir. Bu hâliyle sûre, Kur’ân’ın geniş bir özeti “Bu sûre, neredeyse dînin tamamını ihtivâ eder” buyurmuştur. Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’ân 2/2876 Bakara Sûresi Konusu Sûrede bahsedilen temel konulardan bir kısmını şöyle sıralayabiliriz Kur’an’ın Allah tarafından gönderilen hak bir kitap olduğu, Tevhîd, nübüvvet ve âhiret gibi îman esaslarının delillerle beyân edilmesi, Mü’min, kâfir ve münafıkların vasıfları, Hz. Âdem’in diğer yaratıklar arasındaki konumunun belirlenmesi, şeytanla imtihanı ve cennetten indirilmesi, İsrâiloğulları’nın tarih içindeki durumları, Kur’an’a ve Peygamberimize karşı tavırları, hidâyete davet edilmeleri, yanlış itikad ve davranışlarının tashihi, Ka’be’nin inşâsı ve kıblenin Mescid-i Aksâ’dan Mescid-i Harâm’a çevrilmesi, Müslüman şahsiyetin inşası ve İslâm toplumunun teşekkülü için Namaz, oruç, zekât, hac ve cihad gibi ibâdetlerle ilgili hükümlerin; adâlet, ahde vefâ ve infak gibi ictimâî hayata dair esaslar ile âile hukûku, devletler arası ilişkiler, iktisadî ve siyâsî düzenlemelerin getirilmesi, Ferd ve cemiyeti bozulup dağılmaktan korumak için sihir, içki, kumar ve faiz gibi yasaklara dikkat çekilmesi, Allah’ın birliğini, her şeye kâdir olduğunu ve ölüleri diriltip hesap soracağını çeşitli misallerle ortaya koyarak insanları îman ve itaate çağırması, Kulluğun özü olan ve mü’mini Rabbine bağlayan bazı duaların öğretilmesi. Hâsılı dikkatle incelendiğinde Bakara sûresinin, ihtiva ettiği hükümler, konular ve maksatlar itibariyle muazzam bir insicama, belirli ve düzenli bir plana sahip olduğu görülür. İlk âyetlerde sûrede incelenecek olan konuların ana hatları verilmekte, daha sonraki bölümlerde ise her konu sûre bütünlüğü içinde en uygun yerini almaktadır. Sûre, hidâyeti kabul eden kulun, emredilen hükümleri yerine getirme hususunda Rabbinden kolaylık talebiyle sona ermektedir. Muhtelif konular ele alınmakla birlikte sûrenin esas hedefi, Kur’an’ın hidâyetini gerçekleştirmek ve bundan âzamî istifadeyi sağlamaktır. Sûre boyunca devamlı bu hedef gözetilmiş ve sûrenin başı ile sonu o hedefte birleşmiştir.[1] [1] Sûrenin bu açıdan büyük bir vukûfiyetle ele alınmasına örnek olarak bk. Drâz, en-Nebeü’l-azîm, s. 163-211; En Mühim Mesaj Kur’ân, s. 195-299. Bakara Sûresi Nuzül Sebebi Mushafta ikinci, nüzûl sıralamasında 87. sûredir, Medine’de nâzil olmuştur. Kur’an’ın en uzun sûresidir. Tamamının bir nüzûl sebebi olmamakla birlikte birçok âyeti için özel iniş sebepleri vardır. O âyetler açıklanırken nüzûl sebepleri hakkında da bilgi verilecektir. Bakara Sûresi Fazileti Ele aldığı mevzulara bakıldığında Bakara sûresinin çok önemli, faziletli ve büyük bir sûre olduğu görülür. Peygamber Efendimiz’in “Kur’an âyetlerinin efendisi ve en büyüğü” Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 142, 178 olarak beyân ettiği Âyetü’l-Kürsî de bu sûrede yer almaktadır. Sûrenin faziletini beyân eden pek çok rivayet nakledilir. Bunların birkaçı şöyledir › “Kur’an’dan uzak kalarak ev­lerinizi kabirlere çevirmeyin. Şunu bilin ki şeytan, içinde Bakara sûresi okunan evden ürküp kaçar.” Müslim, Müsâfirîn 212 › “Kur’an’ı okuyun; çünkü o, kıyamet gününde kendisiyle hemhâl olanlara şefaatçi olarak gelecektir. Zehrâvân’ı yani Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerini okuyun;[1] çünkü onlar, kıya­met gününde iki büyük bulut veya iki gölgelik ya da iki kuş sürüsü hâlinde gelerek kendile­rini okuyanları savunacak ve koruyacaklardır. Bakara sûresini okuyun; çünkü ona sarılmak bereket, terketmek ise hasret ve pişmanlıktır; ona sihir­bazların gücü yetmez.” Müslim, Müsâfirîn 252 › “Bakara sûresinin sonunda­ki iki âyeti her kim gece vakti okursa bu iki âyet o gece ona yeter.” Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 10 › Sahâbeden Üseyd b. Hudayr bir gece Ba­kara sûresini okuyordu. Atı da yanında bağlı bulunuyordu. Derken at ürküp hırçınlaşmaya başladı. Üseyd okumayı kesince at da sâkinleşti. Tekrar okumaya başlayınca at yine tedirgin bir şekilde ileri geri gitmeye başladı. Üseyd susunca at da sâkinleşti. Bu durum iki kez daha tekerrür etti. Oğlu Yahyâ ata yakın bir yerde bulunuyordu. Atın çocuğa bir zarar vermesinden korktu ve onu bulunduğu yerden yanına çekti. Bu sırada başını kaldırıp gökyüzüne baktığında buluta benzer bir şey içinde kandiller misali ışıklar gördü. Bunlar yavaş yavaş yükselerek nihayet gözden kayboldu. Sabah olunca durumu Resûlullah anlattı… Efendimiz şöyle buyurdu › “Onlar seni dinlemeye gelen meleklerdi. Eğer okumaya devam etseydin sabah olunca onları herkes görecekti, kendilerini halktan gizlemeyeceklerdi.” Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 15; Müslim, Müsafirin 242 Bu ve benzeri rivayetlerden de anlaşılacağı üzere Bakara sûresi, hem evlerimizi hem de gönüllerimizi mânen îmâr edecek, okuyanı âdeta maddî mânevî şerlerden muhâfaza ederek onu meleklerle beraberliğe yükseltecek bir fazilet ve şerefi hâizdir. Şimdi, bütün mâna, hikmet ve sırlarından kalbe yansıyan miktarıyla o sûrenin tefsiri başlamaktadır [1] Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerine, hidâyet nûrlarının parlaklığı ve okuyanlara verilecek ecrin büyüklüğü sebebiyle, اَلزَّهْرَاوَانِ Zehrâvân ismi verilmiştir. اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ ﴿١٦٤﴾ Karşılaştır 164 Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara faydalı şeyler taşıyarak denizde akıp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirip de kendisiyle ölümünden sonra yeryüzünü dirilttiği ve üzerinde dolaşan her türlü canlıyı yaydığı yağmurda, gökle yer arasında emre hazır bekleyen rüzgarları ve bulutları farklı yönlerde evirip çevirmesinde aklını kullanan bir topluluk için elbette Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren deliller vardır. TEFSİR Bu ayete göre, varlık âleminde Yüce Allah’ın tek ilâh olduğunu ve O’ndan başka hiçbir ilâhın bulunmadığını gösteren pek büyük, kesin ve açık deliller sergilenmektedir. Bunlar her gün karşılaştığımız, âşina olduğumuz ve fakat ülfetimiz sebebiyle hakikatleri üzerinde derinlemesine tefekkür edemediğimiz kevnî bir takım hâdiselerdir. Âyet-i kerîmede şu birkaç tanesi örnek olarak verilmiştir❂ Göklerin ve yerin yaratılışı,❂ Geceyle gündüzün uzayıp kısalarak birbiri ardınca gelişi,❂ İnsanlara fayda sağlayacak şeylerle denizde akıp giden gemiler,❂ Gökten inen yağmur ve bununla ölümünden sonra yeryüzünün diriltilmesi ve üzerinde dolaşan her türlü hayvanın, canlıların var edilmesi,❂ Gökle yer arasında emre hazır bekleyen rüzgârların ve bulutların farklı yönlerde evrilip ibretli hâdiselerin meydana gelmesi sonsuz bir kudreti gerekli kıldığı gibi aynı zamanda bunlar arasında son derece mükemmel ve ince bir nizam, bir âhenk bulunmaktadır. Bu muntazam işleyiş, sadece Allah’ın varlığını değil, O’nun birliğini, ortaksızlığını; ilminin, iradesinin ve kudretinin mükemmelliğini, devamlılığını ve varlıklar üzerindeki sınırsız tasarrufunu ortaya koymaktadır. Eğer Cenab-ı Hakk’ın kâinatla alakası bir an kesilecek olsa her şey o anda yok olur. Dolayısıyla bunlarda akl-ı selim sahibi olanlar ve aklını çalıştıranlar için Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren kesin deliller bu muazzam kudret tecellilerinden hisse almanın yolunu şöyle gösterir“Olanlar feyzyâb-ı intibâh âsâr-ı kudrettenAlırlar hisse-i ibret temâşây-ı tabîattan.” Recâîzâde Ekrem“Cenâb-ı Hakk’ın kâinatta tecellî eden kudret eserleri karşısında kalbî bir uyanıklığa erişenler, tabiatta bulunan varlıkları temâşâ etmekten gereken ibreti alırlar.”Şâir Fuzûlî ise şu tesbitte bulunur“Olsa isti’dâd-ı ârif kabil-i idrâk-i vahyEmr-i Hak irsâline her zerredir bir Cebrâil.”“Ârif insanın kabiliyeti, Allah Teâlâ’nın vahiylerini anlayıp kavrıyabilecek kudrette olsa, kâinatta mevcut varlıkların her zerresi, ilâhî emirleri kendisine getirip tebliğ edecek birer Cebrâil demektir. Her zerre, Allah’ın varlığını anlatmakta, fakat biz onu idrak edememekteyiz.”Hz. Mevlânâ ne güzel söyler“Şunu iyi bil ki, kâinatta var olan her şey, sevgilinin tecellîsinden ibâ­rettir, onun yarattıklarıdır. Onun kudretini, yaratma gücünü göstermek­tedir. Aslında, âşık bir perdedir. Var olan, diri olan ancak sevgilidir. Âşık ise bir ölüdür. Var gibi görünen bir yoktur. Bu hakîkati sezemeyen, ilâhî aşka meyli, isteği olmayan kimse, kanat­sız bir kuş gibidir. Vay onun haline, yazıklar olsun ona...” Mevlânâ, Mesnevî, 30-31. beytGerçeğin bu kadar açık ve berrak olmasına rağmen, insanların her biri iman ve hidâyet güneşine ulaşabilme başarısını gösterememektedir Kaynak Ömer Çelik Tefsiri Bakara suresinin fazileti hakkında Hadisi Şerif ve alimlerin rivayetleri nakledilmektedir. 1- Resulullah Sallahü Aleyhi ve Sellem buyurdu ki “Bakara suresini okumaya devam ediniz. Çünkü onu belleyip öğrenmek büyük bir berekettir. Onu terketmek yani öğrenmemek ise büyük bir ziyandır. Tembeller bunu devamlı okumaya güç yetiremezler. Onu okuyana sihirbazların sihri tesir etmez.”1 2- Resulullah Sallahü Aleyhi ve Sellem buyurdu ki “Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz, Muhakkak ki içinde Bakara Suresi okunan evden şeytan kaçar.”2 3- Resulullah Sallahü Aleyhi ve Sellem buyurdu ki "Evlerinizde Bakara Suresini okuyunuz, evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Bakara Suresini okuyan birine Cennette bir taç giydirilir."3 4- Resulullah Sallahü Aleyhi ve Sellem buyurdu ki "Kuran-ı Kerim öğrenmeye devam ediniz. Çünkü Kuran-ı Kerim, kıyamet günü okuyucularına şefaatçi olarak gelecektir. İki çiçeği Bakara ve Al-i İmran Surelerini de okumaya devam ediniz. Çünkü bu iki sure, kıyamet gününde iki bulut kümesi veya iki gölgeleyici veya gökyüzünde kanatlarını açmış saf saf iki bölük kuş gibi gelecekler ve kendilerini okuyan kişileri hararetten, ateşten koruyacaklar, şefaat edeceklerdir." 4 5- Resulullah Sallahü Aleyhi ve Sellem buyurdu ki "Kıyamet günü Kuran ve dünyadaki hayatlarını ona göre tanzim eden Kuran ehli kimseler mahşer yerine getirilirler. Bu sırada Kuran’ın önünde Bakara ve al-i İmran sureleri vardır. Her ikisi de kendilerini okuyanları müdafa için birbirleriyle yarışırlar." 5 Bakara ve Al-i İmran Sureleri, Kuran’ı Kerim’in en uzun ve ençok ahkam ihtiva eden sureleridir. Bu iki sure, kendilerini okuyup ahkamını uygulayan, gereğiyle amel edenlere mahşerde şahitlik yapacak ve bu hususta birbirleriyle adeta yarışacaklar 6- Resulullah Sallahü Aleyhi ve Sellem buyurdu ki "Herşeyin bir zirvesi vardır. Kuran’ı Kerim’in zirveside Bakara suresidir. Bu surenin her ayeti ile seksen melek inmiştir." 6 7- Resulullah Sallahü Aleyhi ve Sellem kalabalık bir askerin katıldığı orduyu sefere çıkardı. Onlara Kuran okuttu. Her biri ezberinde olanı okudu. Yaşça en genç bir adamın yanına geldi ve sordu – "Ey falanca, senin ezberinde ne var!" – "Ben, falan falan sureleri ve Bakara suresini biliyorum" Cevabını verdi. Resulullah Salallahü Aleyhi ve Sellem – "Haydi yürü, onların komutanı sensin!" buyurdu. Askerlerin ileri gelenlerinden biri atılıp – "Yemin olsun, Bakara suresini ezberlememe engel olan, hükümleriyle amel edememek korkusundan başka bir şey değildir!" deyince Resulullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem da şu tembihte bulundu – "Kuran-ı öğrenin, okuyun ve onunla amel edin. Kuran-ı Kerim’i öğrenip okuyan ve onunla amel eden kimsenin durumu, içi ağzına kadar misk dolu bir kese gibidir. Onun kokusu her tarafa yayılır. Kuran’ı öğrendiği halde, ezberinde olmasına rağmen okumayıp yatan kimse de içi misk doldurulup kapatılmış bir kese gibidir."7 8- Hz. Ömer dediki "Bakara ve Al’i İmran surelerini geceleri okuyan kimseye, bütün gece ibadetle meşgul olmuş gibi sevap verilir." 9- Abdullah ibni Ömer Bakara suresini öğrenmek için üzerine tam sekiz sene durmuştur.8 Dipnotlar 1 Müslim, Salatü’l-Müsafirin, 252; Suyuti, Cami’ussağir, 2/63, 2 Müslim, Salâtü’l-Müsafirin, 254; Tirmizi, Fedailü’l-Kuran, 2 3 Suyuti, Cami’ussağir, 2/66, Darimi, Fedailül-Kuran, 13 4 Müslim, Salatü’l-Müsafirin, 253; Tirmizi, Fedaiül-Kuran, 5 5 Müslim, Müsafirin, 253; Tirmizi, Fedailü’l-Kuran, 5 6 Ahmed bin Hanbel, Müsned, 5/26; Tirmizi, Fedailü’l-Kuran, 2 7 Tirmizi, Fedaiül-Kuran, 2; İbni Mace, Mukaddime, 27 8 Abdullah İbn. Ömer bütün diğer Ashab-ı Kiram gibi sure içindeki emirlerin tamamını yaşayışında tatbik etmedikten sonra o sureyi öğrendiğini kabul etmezdi. Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. Ve-ilâhukum ilâhun vâhiduns lâ ilâhe illâ huve-rrahmânu-rrahîmuAllah'ınız, bir Allah'tır ondan başka tapacak yok, rahman ve rahim odur.Asla unutmayınız ki Sizin İlahınız tek bir İlahtır; O’ndan başka ilah yoktur; O, Rahman’dır, Rahim’dir Bağışlayan ve Esirgeyendir.Sizin ilahınız, tek bir ilahtır. O'ndan başka gerçek ilah yoktur. O dünyada herkese, ahirette sadece mü'minlere rahmet eden tek Allah' bir tek ilâhtır. Hak ilâh yalnızca O'dur. O sınırsız rahmeti ve engin merhameti ile hayat veren, yaşatan, koruyan, rahmetine, merhametine, lütfuna, mükâfatlarına ve hayırlara mazhar ilahınız tek bir ilahtır. Rahman ve Rahim olan O'ndan başka ilah ilahınız tek bir ilahtır; O'ndan başka ilah yoktur; O, Rahman'dır, Rahim'dir bağışlayan ve esirgeyendir.Sizin İlâhınız, zât ve sıfatında ortağı olmayan tek Allah'dır. Ondan başka ilâh yoktur; Rahmandır= dünyada bütün mahlûkatı esirgeyendir, Rahîmdir= ahirette yalnız müminlere rahmet edendir.Ey insanlar! Kurtuluşunuz tek bir Allah’a inanmadadır. İlahınız tektir. Ondan başka ilah yoktur. O Rahman ve tanrısı bir tek tanrıdır. O'ndan başka hiçbir tanrı yoktur; O, iyiliği bütün varlıkları kapsayandır, çok bir Allahtır, ondan özge Tanrı yok, o esirger, o yarlıgarSizin ilâhınız bir tek ilah olan Allah'tır. O'ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmandır, Rahîmdir. Bkz. 1/1 ve dipnotuAllâh’ınız yegâne Allâh’dır başka Allâh yokdur Allâh müşfik ve bir tek Tanrıdır. O, merhamet eden, merhametli olandan başka Tanrı yoktur.*Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[44]İlâhınız bir tek Allah'tır. O'ndan başka ilâh yoktur. O, rahmândır, rahîmdir. Bundan önceki âyetlerde Allah’a ve O’nun gönderdiği dine karşı nankörlük edenlerin nasıl kötü bir âkıbete sürüklendikleri, onların ebediyen kötülenec... Devamı..Tanrınız bir tek Tanrı; O'ndan başka tanrı yoktur. Rahman'dır, Rahim' halde hepinizin ilâhı, bir tek ilâhtır. Ondan başka bir ilâh yoktur. O Rahmân ve Rahîm' halde hepinizin Tanrısı bir Tanrı, başka Tanrı yok ancak o, o rahmanı rahîmSizin ilahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmeti Bol ve Kesintisiz Olan'dır. Hepinizin Tanrısı zâtinde ve sıfatlarında asla benzeri bulunmayan bir tek Tanrıdır. Ondan başka hiç bir Tanrı yokdur. O, hem Rahmandır, hem olan Allah ise, tek bir İlâhdır. O'ndan başka ilâh yoktur; O, Rahmânbütün mahlûkata rahmet edendir, Rahîm mü'minlere çok merhamet eden ilahınız tek bir ilahtır. O, Rahman ve rahim olandan başka ilah tanrınız bir tek tanrıdır. Ondan başka tanrı yoktur. Acıyıcı da Odur, esirgeyici de mâbudunuz bir tek mâbuttur, ondan başka esirgeyen bağışlayan Tanrı ki tanrınız, bir tek Tanrı’dır ve O’ndan başka tanrı yoktur. O Rahmân’dır, Rahîm’ bir tek ilahtır. O'ndan başka ilâh yoktur. O, rahmandır, ilahı, birtek ilah olan Allah’tır. O’ndan başka ilah yoktur. O çok şefkatli, pek merhametlidir. Bu hakîkate inanmak için, mûcizeler görmek ister misiniz?Sizin ilahınız bir tek ilahtır. O Rahîm Rahmân’dan başka ilah Tanrı'nız, tektir, yani ondan başka tanrı yoktur, her şeye sevgiyle hakimdir. İlahınız tektir. Allah’tan başka ilah yoktur. İlahınız olarak Allah uyacağınız yasaları bildirir. O Rahman’dır, Rahim’dir. Sakın insanlara yönetme, yasama, yargılama, cezalandırma hakkı vererek onları ilahlaştırmayın! Bunu yaparsanız Rabbinizin gazabına uğrarsınız! İlahınız tek bir ilahtır. O’ndan başka ilah yoktur. Merhametin kaynağıdır, ilâhınız tek olan ilâhtır. Tek ilâh ise, sadece O, Rahman ve Rahim Allah’ SİZİN TANRINIZ, Tek Tanrı’dır; O’ndan başka tanrı yoktur; Rahmândır, tek bir ilahtır. Allahtan başka ilah yoktur. O rahmeti sonsuz merhameti sınırsızdır. 44/8, 37/4Ve sizin ilâhınız bir tek İlah’dır; O’ndan başka tapılmaya lâyık hiçbir varlık yoktur;[³¹⁸] Özünde rahmet sahibi olan O’dur, işinde merhametli olan O’dur.[³¹⁹][318] Kelime-i tevhid ebedî güvenlik ve özgürlük çağrısıdır; Allah’a kul olmayan kul olacağı binlerce sahte tanrı icat eder. [319] Rahmân ve Rahîm’... Devamı..Ve sizin ilâhınız, bir tek ilâhtır. O Rahmân ve rahîm olan Allah'tan başka bir tanrı İlâhı tek İlahtır. O'ndan başka tanrı yoktur. O, rahmandır, rahîmdir. {KM, Tesniye 4, 35; İşaya 43, 10-11}Tanrınız bir tek Tanrı'dır, O'ndan başka tanrı yoktur, O Rahman'dır, Rahim' bir tek Allâh'dır, ondan gayrı Allâh yokdur. Bütün yaradılmışlara dünyâ ve âhiretde iyilik idici ve merhamet iyleyicidir.[¹][1] Bu âyet-i kerîme nâzil oldukda müşrikler Muhammed bize Allâh birdir diyor. Bir tek Allâh bu kadar halkın tesviye-i umûrına nasıl kâdir olur dimel... Devamı..Sizin ilâhınız, bir tek ilâhtır. Ondan başka ilâh yoktur. İyiliği sonsuz, ikramı bol olan O’ tek bir ilahtır. Rahman ve Rahim olan O Allah'tan başka ilah tanrınız tek bir Tanrıdır. Ondan başka tanrı yoktur; O Rahmân ve Rahîmdir.7070 Rahmân ve Rahîm isimlerinin anlamları için Fatiha Sûresindeki açıklamaya İlah'ınız Vâhid'dir, bir tek İlah'tır. İlah yoktur O'ndan başka. Rahman'dır O, Rahîm' Tañrı’ñuz bir Tañrı’dur. yoķdur Tañrı illā ol gey raḥmet ķılıcı raḥmet sizi yaradan bir Tañrıdur, andan özge Tañrı yoḳdur, rızḳ viricidür,raḥmet tanrınız bir olan Allahdır, Ondan başqa tanrı yoxdur. O, rəhmlidir, God is One God; there is no God save Him, the Beneficent, the your Allah is One Allah. There is no god but He, Most Gracious, Most Merciful165.165 Where the terrible consequences of Evil, the rejection of Allah, are mentioned, there is always stress laid on Allah's attributes of Grace a... Devamı.. Meal Ayet Arapça اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ Türkçe Okunuşu * İnne fî ḣalki-ssemâvâti vel-ardi vaḣtilâfi-lleyli ve-nnehâri velfulki-lletî tecrî fi-lbahri bimâ yenfe’u-nnâse vemâ enzelaAllâhu mine-ssemâ-i min mâ-in feahyâ bihi-l-arda ba’de mevtihâ vebeśśe fîhâ min kulli dâbbetin vetasrîfi-rriyâhi ve-ssehâbi-lmuseḣḣari beyne-ssemâ-i vel-ardi leâyâtin likavmin ya’kilûne 1. Ömer Çelik Meali Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara faydalı şeyler taşıyarak denizde akıp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirip de kendisiyle ölümünden sonra yeryüzünü dirilttiği ve üzerinde dolaşan her türlü canlıyı yaydığı yağmurda, gökle yer arasında emre hazır bekleyen rüzgarları ve bulutları farklı yönlerde evirip çevirmesinde aklını kullanan bir topluluk için elbette Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren deliller vardır. 2. Diyanet Vakfı Meali Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde, Allah'ın gökten indirip de ölü haldeki toprağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde düşünen bir toplum için Allah'ın varlığını ve birliğini isbatlayan birçok deliller vardır. 3. Diyanet İşleri Eski Meali Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde süzülen gemilerde, Allah'ın gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilttiği suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgarları ve yerle gök arasında emre amade duran bulutları döndürmesinde, düşünen kimseler için deliller vardır. 4. Diyanet İşleri Yeni Meali Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır. 5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide, Allah'ın yukarıdan bir su indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında, rüzgarları değiştirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta şüphesiz akıllı olan bir topluluk için elbette Allah'ın birliğine deliller vardır. 6. Elmalılı Meali Orjinal Meali Şüphesiz Göklerin ve Yerin yaradılışında, gece ile gündüzün biribiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akan gemide, Allahın yukarıdan bir su indirib de onunla Arzı ölmüşken diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanati yaymasında, rüzgârları, değiştirmesinde, Gök ile Yer arasında müsahhar bulutta, şüphesiz hep bunlar da akıllı olan bir ümmet için elbet Allahın birliğine âyetler var 7. Hasan Basri Çantay Meali Şübhesiz göklerin ve yerin yaradılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeyleri denizde akıt ıb taşıy an o gemilerde, Allahın yukarıdan indirib onunla yer yüzünü, ölümünden sonra, diriltdiği suda, deprenen her hayvanı orada üretib yaymasında, gökle yer arasında Hakkın emrine boyun eğmiş olan rüzgârları ve bulutları evirib çevirmesinde aklı ile düşünen bir kavm için nice âyetler Allahın varlığına, birliğine ve kemâl-i kudretine delâlet eden bir çok alâmetler vardır. 8. Hayrat Neşriyat Meali Şübhesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ihtilâfında ard arda gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde akıp giden gemilerde, Allah'ın gökten bir su indirip de, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi ve orada her hareketli canlıyı yaymasında, rüzgârların yönlendirilmesinde ve gökle yer arasında emreboyun eğdirilmiş bulutlarda akıl erdirecek bir topluluk için Allah'ın varlığına ve birliğinekat'î deliller vardır. 9. Ali Fikri Yavuz Meali Muhakkak, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün arka arkaya gelişinde, insanlara yarar şeyleri denizde götürüp giden gemide; yeryüzü kuruduktan sonra, Allah gökten yağmur indirerek arzı diriltmesinde, o arzda her türlü hayvanatı yaymasında, rüzgârları her taraftan estirmesinde, yer ile gök arasında Allah'ın emrine tâbi bulutta, akıl ve düşünce sahibi olan bir millet için Allah'ın birliğine, kudret ve yüceliğine delâlet eden bir çok alâmetler vardır. 10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Şüphe yok ki göklerin ve yerin yaradılışında, gece ile gündüzün ihtilâfında, nâsa faydalı olan şeyler ile denizde akıp giden gemilerde ve Allah'ın semadan indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra ihya eylediği suda ve yeryüzünde her nevi hayat sahibi mahlûkat yaymasında, rüzgârların değiştirilmesinde ve gök ile yer arasında musahhar olan bulutta teakkul eden bir kavm için elbette nice âyetler vardır. 11. Ümit Şimşek Meali Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün birbirini izlemesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde yüzüp giden gemilerde, Allah'ın gökten indirdiği suda, o suyla ölmüş yeryüzünü diriltip üzerinde her türden canlıyı yaymasında, gökle yer arasında emre boyun eğmiş rüzgârları ve bulutları şekilden şekle çevirmesinde, aklı eren bir topluluk için âyetler vardır. 12. Yusuf Ali English Meali Behold! in the creation of the heavens and the earth; in the alternation of the night and the day; in the sailing of the ships through the ocean for the profit of mankind; in the rain which Allah Sends down from the skies, and the life which He gives therewith to an earth that is dead; in the beasts of all kinds that He scatters through the earth; in the change of the winds, and the clouds which they Trail like their slaves between the sky and the earth;- Here indeed are Signs for a people that are wise. Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Bakara Sûresi 164. ayetinin tefsiri için tıklayınız * Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.

bakara suresi 163 164 ayet fazileti