Hadislerden Öğrendiklerimiz. Övünme ve haddi aşma nehyedilmiştir. Müslüman mütevâzî, alçakgönüllü olmakla yükümlüdür. Felâket tellallığı yapmak kimseye hayır getirmez. Sahip olduğu maddî-mânevî hiçbir nimet kişiye, kendini başkalarından üstün görme hakkını vermez. Aksine sorumluluğunu arttırır. Kaynak HADDİNİ BİLMEK İLE İLGİLİ GÜZEL SÖZLER. Her şeyi bilmene gerek yok haddini bil yeter. Rabbini bilen, haddini bilir. Ali Suad. Mutluluk bile haddini aşarsa azap olur. Seneca. Haddini bilen kimse, helak olmaz. Hz. Ali. Dinde haddi aşmak, Ağustos ayının Kur’an Buluşmasındaki ana konularımızdan biriydi. Haddi aşmak pek çok kılıklarla zaman zaman zaman karşımıza çıkan bir vakıa idi. Allah’ın haram kıldığı şeyi helâl saymak, yahut helâl kıldığı şeyi haram saymak, Allah hakkında bilmediği şeyleri söylemek, bunlar arasındaydı. Allahın Sevmediği Kimseler ile ilgili ayetler Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın. Haddi aşmayın. (Çünkü) Allah, haddi aşanları sevmez. (2/Bakara 190) İslam’ın savaş anlayışını beşerî savaşlardan ayıran iki temel özellik vardır: a. Ayet – Haddini Aşmak. 31 Aralık 2013 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 3.451. 2007 Ramazan Özel / Oruç ile İlgili Ayetler: 25 Mayıs 2007: Gösterim: 1. Kmb8qQ. Browsing "Older Posts" Browsing Category "haddi aşmak" DUA KAPIYI ÇALMAKTIR DUA KAPIYI ÇALMAKTIR. Dua kapı çalmaktır. Gerisi haddi aşmaktır. Dua; olmazları olduran niyazdır. Dua; açılmazları açtıran anahtardır. Dua; aşılmazları aştıran binektir. Dua; halin arz edilmesidir. Dua; için dışa yansımasıdır. Dua; kulun Rabb'ine arzuhalidir. Dua; yanık uçlu mektuptur. Dua; ilanı aşktır. Dua; aşkın vav halidir. Dua; kalpten geçenin altın kasede sunumudur. Dua; umuttur, yanmaktır, haldir, dildir, aşktır, Yar ile buluşmadır... Rabbim dualarımızı dergahı izzetinde kabul ve makbul eylesin...Amin altın kase, anahtar, arz, arz etmek, arzuhal, binek, buluşmak, dil, dua, haddi aşmak, hali, ilanı aşk, kapıyı çalmak, mektup, niyaz, resimli mesajlar, umut, vav, yanık uçlu mektup, yanmak, dua nedir osmanlı zamanında 63 yaş ve üzeri ecdadımıza yaşı sorulduğunda verdikleri cevap "haddi aştık" olurmuş. peygamber efendimize duydukları saygı ve sevginin incelikli dışa vurumu.. çok bildiğini sanıp haddini bilmemek ve kibirden çuvallamak sakıncalı gibi görülmesi günümüz kullanımından kaynaklanmaktadır. aslında haddi aştık derken ki hat* ; çizgi , belirteç anlamındaki hattır ve kişinin peygamberin ölüm yaşı olan 63'ü geçtiğini belirtir. yoksa peygamberden fazla yaşamak ne haddimizedeki hadd gibi son aşama anlamını taşımaz. had ve hudud seviyesini bilip göztemek edep göstergesidir. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. Sayfa İçeriği Haddini Bilmeyenlere Sözler, Haddini Bilmeyenlere Kapak Sözler, Haddini Bilmekle İlgili Resimli Sözler, Resimli Haddini Bil Sözleri, Haddini Aşanlara Kapak Sözler, Haddini Bildiren Sözler, Haddini Bildirmek Sözleri Haddini Bilmeyenlere Sözler Her şeyi bilmene gerek haddini bil yeter. Haddini bilmedikten sonra çok şey bilmek bir şeye yaramaz. Suskunluk kimseyi yanıltmasın, çünkü susan konuşursa kimse kaldıramaz. -William Butler- Haddini bilmeyenlere seslenmek istiyorum “ Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp.” Bir mum kadar ışık veremeyenlerin kendini bir ay kadar parlak sanmasına çok şaşıyorum. Keşke arabalara olduğu gibi bazı haddini bilmeyen insanlar içinde durması gereken yerde durması için kırmızı ışık olsaydı. Paranın insanı adam yaptığı yerde, haddini bilen birini aramak çok yanlış olur. Haddini bilmeyen ne kıymet bilir, ne dostluk. Varsa yoksa kendi bildiği, her şeyi bildiği. Çok fazla şey biliyorsun ama haddini bilmiyorsun. Mevlana’ya sormuşlar; O kadar okursun, o kadar yazarsın, ne bilirsin? Mevlana şu cevabı vermiş; “Haddimi bilirim!” Ha bir fakiri giydirmişsin, ha haddini bilmeyene haddini bildirmişsin. İkisi de aynı sevap. Aslan olunca ormanın kralı olduğunu bilmek gücünü bilmektir. Ama suya girip timsaha kafa tutmaması gerektiğini görmek ise haddini bilmektir. Haddini bilmeyen çok az lafla haddi bildirilir. Not bu servisi ücretsizdir Allah rızası için yapılır. Haddini bilmeyene haddini bildirmek fakire don ve gömlek giydirmekten evladır. –Atasözü- Haddini bilmeyene itina ile haddi bildirilir. İnsan iki şeyi bilmelidir Bir haddini, bir de hesabını. -Mehmet Akif Ersoy- Sen daha kendini bilmiyorsun haddini nasıl bileceksin; sende haklısın. Sana haddini bildirirdim ama sen öğrenmede güçlük, anlamada zorluk çektiğin için boş veriyorum. Bazılarına bildirim gitmiyor her halde haddini bildirdiğim halde yine de hiçbir şey bilmiyormuş gibi yapıyorlar. Haddini bilmeyene haddini bildirmek, öksüze kaftan giydirmekten yeğdir. Her şeyi bilipte haddini bilmeyen insanlar var. Bazı hadsizler var bangır bangır bağırıyor bana haddimi bildirecek kimse yok mu ben hadsizin tekiyim diye. Gerektiğinde keskin konuşacaksın, zira haddini bilmeyen odunlar için keskin balta gerek. Haddini bilmeyen karşısında susmayacaksın, ona haddini bildireceksin çünkü onlar başka dilden anlamazlar. Ya haddini bil, ya da kendini bil. Yoksa önce haddini bildirirler, sonra kişiliğini söndürürler. Haddini bilmeyenler derneği kurulsaydı eminim sen kesin başkan olurdun. Bu konuda çok uzmansın. Sen haddini bilmezsen başkası sana haddini bildirir. Bilmek güzel şeydir hele haddini bilmek çok daha güzeldir. -II. Abdulhamit- Haddini bilmeyene haddini bildirmek, kırk yetimi giydirmek gibidir. -Anonim- Haddini bilmedikten sonra dünyaları bilsen de fayda etmez. Haddini bilmek Kendi değer ve yeteneğini bilmek, üstün görmemek, kendi yapabileceği şeylerin ötesine geçmemek diye tanımlanır bilmem sana bir şey anlattı mı bu tanım. Her ne olursan ol, her ne bilirsen bil, her zaman haddini bileceksin. Bin sene de okusam, ne biliyorsun diye sorsalar bana “haddimi” bilirim derim. -Hz. Mevlana- Mesafe her zaman iyidir. Ne haddini aşan olur, ne de canını sıkan. Haddini bilmek ne kadar güzel bir erdemse, haddini aşana haddini bildirmek de o kadar güzel bir erdemdir. Siz cahilce davranarak günah işleyen, isyanı alışkanlık haline getiren, haddi aşan, ağır-adaletsiz hükümler içeren kurallar koyan bir kavim haline geldiniz diye, sizi, övünç kaynağı Kur’an ile uyarmaktan vaz mı geçelim? -Zuhrûf Suresi 5. Ayet- Haddini aşmamak, kalp kırmamaktır edep. Dedikodudan, haksızlıktan ve ithamdan uzak durmaktır edep. Eyvallah kelimesi üzerine kafa yormaktır. Bilmediğin konuda susmak, bildiğin konuda ahkâm kesmemektir edep. İnsan ayrımı yapmamaktır. Aşırılığa gitmemektir. -Elif Şafak- NamazBiz sayfamızda sayfa konusu Haccın Fazileti ve Hikmetleri ayrıca Hac,belli zamanda, belirli yerleri özel bir şekilde ziyaret etmek ayrıca İslâm şartlarının beşincisi hac’dır. Hac Nedir Bakınız Hem Mal, Hem de Beden İle Yapılan İbadet Hac vazifesi böyle bir ibadettir. Haccın Fazileti Sevabı Nedir Hac, İslâm’ın farz kıldığı temel ibâdetlerdendir. Farz İbâdetleri ya­panlar sevap kazanırken terk edenler de günaha girerler. Bu genel prensip yanında ayrıca hac ibâdetinin fazileti hakkında Hz. Peygam-ber’den çeşitli hadisler rivayet edilir. Bu hadislerden bazıları şunlardır Hac İle İlgili Hadisler Ayetler “Kim cinsî hayattan uzak durarak ve yoldan çıkmaksızın günah iş­lemeden Allah için haccederse annesinden doğduğu gün gibi döner”.[1] “Usulünce yapılan haccın hacc-ı mebrûr karşılığı cennetten başkası değildir”.[2] “Hac ile umreyi peşpeşe yapınız. Körük ateş; demirin, altının ve gümüşün pasını giderdiği gibi onlar da fakirliği ve günahları giderir. Usulünce yapılan haccın karşılığı cennetten başkası değildir”.[3] “Allah’a gidenler üçtür Savaşan, hacceden ve umre yapan”.[4] “Yaşlının, küçüğün, zayıfın ve kadının cihadı hac ve umredir”.[5] “Hac, öncesini yıkar {önceki günahları ortadan kaldırır”.[6] “Allah’ın cehennemden azad etmesi hiçbir gün, arefe günündekin-den daha çok olmaz”.[7] Hz. Peygamber “Amellerin hangisi daha faziletlidir?” sorusuna önce “Allah’a ve Peygamberine İman” diye cevap vermiş, “Sonra hangisi?” denince “Allah yolunda cihat” demiş ve “Sonra hangisi” denince de “Hacc-ı mebrûr gereği gibi yapılan hac” buyurmuştur.[8] Bir gün Hz. Aîşe, Hz. Peygamber’e “Cihadı en faziletli amel sayıyo­ruz. Biz cihat etmeyecek miyiz?” demiş, o da “Sizin için en faziletli Cİhat, mebrûrdur” buyurmuştur.[9] Haccın Fazileti Hac sözlükte “kastetmek, yönelmek” anlamına gelen bir kelimedir. Fıkıh terimi olarak ise hac, “Mekke şehrindeki Kabe’yi ve civarındaki kutsal sayı­lan özel yerleri, özel vakit içinde, usulüne uygun olarak ziyaret etmek ve yapılması gereken diğer menâsiki yerine getirmek” demektir. Bunların hep­sine birden hac törenleri anlamında “menâsikü’1-hac” denir. İslâmiyet’in beş esasından biri olan hac, hicretin IX. yılında farz kılın­mıştır. Haccın farz olduğu hükmü, Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet’te bildirilmiş ve bu hüküm konusunda müslümanların görüş birliği icmâ gerçekleşmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de “Yoluna gücü yetenlerin eol Kabe hac ve ziyaret etmele­ri, insanlar üzerinde Allah’ın bir hakkıdır” [10]buyrulmuştur. Peygamberimiz de haca Müslümanlığın beş esasından birisi olarak saymış, haccın önemini ve yararlarını belirtmiş ve bu törenlerin nasıl yapılacağını fiilen göstermiştir. Gücü yeten, yani sağlık ve servet yönünden haccetme imkânına sahip olan müslümanların, ömründe bir defa haccetmeleri farz olup imkân elde edilince, geciktirmeden yerine getirilmesi gerekir. Hayatında bir defa hac yapmış olan müslüman bu farzı yerine getirmiş olur. Ebû Hanîfe, Ebû Yûsuf, Mâlik ve Ahmed b. Hanbel gerekli şartları taşıyan hac yükümlüsünün bu ibadeti önündeki ilk hac mevsiminde eda etmesi gerektiği, sonraki yıllara tehir etmesinin günah olduğu, hatta bu ibadeti uzun süre geciktiren kişinin şahitliğinin kabul edilmeyeceği görüşündedirler. Şâfıî ve İmam Muhammed ise ileride yerine getirmeye azmedilmesi ve eda imkânının normal şartlarda elden çıkması gibi bir endişenin bulunmaması şartıyla haccın tehir edilebile­ceğini söylemişlerdir. Bununla birlikte, bunlar da hac ibadetinin bir an önce ve ilk fırsatta yerine getirilmesinin sünnete uygun ve daha ihtiyatlı bir tutum olduğunu belirtmişlerdir. Kabe’yi ziyaretle ilgili ibadetlerden biri de “umre”dir. Ziyaret belirli za­manda ve Arafat vakfesiyle birlikte olursa “hac”; belirli bir zamana bağlı olmayarak vakfesiz yapılırsa “umre” adını alır. Hac ve umreyi birbirinden ayırmak için hacca, “hacc-ı ekber” büyük hac, umreye “hacc-ı asgar” da küçük hac denir. Halk arasında ise arefesi cumaya rastlayan haccın hacc-ı ekber olduğuna dair yaygın bir kanaat bulunmaktadır. Umrenin faziletiyle ilgili olarak Resûl-i Ekrem “umre, daha sonraki um­reye kadar, ikisi arasında işlenen günahlar için kefarettir. Allah katında makbul haccın karşılığı ise ancak cennettir” [11]ve “Hac ve umreyi birbirine ekleyin peş peşe birlikte yapınız; çünkü bunlar körüğün demir, altın ve gümüşteki kiri, pası gidermesi gibi, yoksulluğu ve günahları giderir. Makbul bir haccın karşılığı ancak cennettir.”[12] buyurmuştur. Kaynaklar [1] Buhârî, “Hac”, 4, “İhsâr”, 9-10; ayrıca bk. Müslim, “Hac”, 438; Tirmizî, “Hac”, 2; Nesâî, “Menâsik”, 4 [2] Müslim, “Hac”, 437; Nesâî, “Menâsik”, 5 [3] Nesâî, “Menâsik”, 6 [4] Nesâî, “Menâsik”, 4 [5] Nesâî, “Menâsik”, 4 [6] Müslim, “İman”, 192 [7] Müslim, “Hac”, 436 Nesâî, “Menâsik”, 194 [8] Buhârî,; “Hac”, 4; Müslim, “İman”, 135 [9] Buhârî, “Hac”, 4; Nesâî, “Menâsik”, 4 [10] Âl-i İmrân 3/97. [11] Buhârî, “Umre”, 1; Müslim, “Hac”, 437. [12] Tirmizî, “Hac”, 2 Nesâî, “Hac.” , 6. Anasayfa Galeri İslam İsraf nedir, çeşitleri nelerdir? İsraf ile ilgili ayet ve hadisler.... İsraf, kelime anlamı olarak bakıldığında sadece yeme-içmede değil, her konuda haddi aşmak, saçıp savurmak ve sorumsuzca davranmak manasına gelir. Dolayısıyla israfı sadece çok yemek anlamında algılamak, bu kavramın ihtiva ettiği derin manalara haksızlık olur. Nitekim insan kendini de israf eder. İnsanın günahlara dalması, Peygamberlere uymaması, onların kılavuzluğunu reddetmesi de israftır. Tüm Müslümanların bu nedenle israf konusuna özellikle dikkat etmesi gerekir. Peki, israf nedir, kaç çeşit israf vardır? İsraf ile ilgili ayet ve hadisleri sizler için derledik. Giriş Tarihi 0904 Güncelleme Tarihi 0957 1 14 İsraf nedir? İsraf ile ilgili ayetler.... "Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez." A'râf, 31 📍İsraf "serefe" kökünden gelir. Seref; yemek, içmek, giyip, gezmek gibi meşru ve mübah olan hususlarda ma'kul ve ma'ruf sınırı aşmak demektir. İnsan fiillerinde sınırı aşana ve dengesiz harcama yapana müsrif denir. İsraf, nimeti küçümsemektir. İsraf, iktisat ve şükre zıt olup bereketsizliğin de sebebidir. A'râf suresini okumak ve dinlemek için tıklayın 2 14 "Çardaklı ve çardaksız bağları, değişik ürünleriyle hurmaları, ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen biçimlerde zeytin ve narları meydana getiren O'dur. Her biri ürün verdiğinde ürününden yiyin; hasat günü de hakkını verin; fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez." En'am, 141 En'am suresini okumak ve dinlemek için tıklayın 📍İsraf, kelime yapısından yola çıkılarak bakıldığında sadece yeme-içmede değil her konuda haddi aşmak, saçıp savurmak ve sorumsuzca davranmak demektir. Dolayısıyla israfı sadece çok yeyip içmeye engel koyarken gündeme getirmek, bu kavramın ihtiva ettiği derin manalara haksızlık olacaktır. 📍İslam'ın emri iktisattır. İktisat; tüketim ve harcamada itidal üzere olmak, lüzumundan fazla ve noksan harcamaktan kaçınmaktır. İsrafın mukabili olan iktisat, müminlerin özelliğidir. 📍İsraf, varoluş bilincimizden ve yaratılış gayemizden uzaklaşmaktır. İsraf, aynı zamanda bütün nimetlerin sahibi olan Yüce Allah'ın Rezzâk ismine saygısızlıktır. İstiğfar hakkında ayet ve hadisler 3 14 İsraf çeşitleri nelerdir? Onların sözü şunu demekten ibaretti "Rabbimiz! Günahlarımızdan ve işimizdeki aşırılıklardan ötürü bizi bağışla, sebatımızı arttır, kâfir topluluğa karşı bize yardım et!" Al-i İmran, 147 📍İsraf kelimesi iki âyette Nisâ, 6; Al-i İmran, 147, bunun fiil ve isim şeklindeki türevleri ise 21 âyette geçer. Ayrıca israf anlamına gelen "tebzîr" ve türevleri de kullanılır. 📍Sevgili Peygamberimiz Allah'ın bizlere bahşettiği nimetlerin kıymetini biliyor ve ashabına her fırsatta bunu hatırlatıyordu. O, bollukta da darlıkta da sahip olduğumuz nimetleri ölçülü kullanmayı öğretiyor ve israftan sakındırıyordu. Zira israf, yeme içmeden giyim kuşama, vakitten sağlığa varıncaya kadar her türlü nimet ve imkânı ölçüsüzce kullanmaktır, dengeyi ve itidali kaybetmektir. Al-i İmran suresini okumak ve dinlemek için tıklayın 4 14 Yine o iyi kullar, harcama yaptıkları zaman ne saçıp savururlar ne de cimrilik ederler; harcamaları bu ikisi arasında mâkul bir dengeye göre olur. Furkân, 67 Furkân suresini okumak ve dinlemek için tıklayın 📍İnsanın kendisine, çevresine ve kâinata yazık etmesidir. Nitekim insan kendini de israf eder. İnsanın günahlara dalması israftır. Peygamberlere uymaması, onların kılavuzluğunu reddetmesi kendini israftır. Sigara içmesi dahi israftır. Sanki Yedim Camisi'nin hikâyesini kaç kişi bilir? İstanbul'da Keçeci Hayreddin Efendi canının istediği yiyecekleri sanki yedim diyerek bir kumbaraya atar. Yıllarca böyle para biriktirir. Sonunda kumbarayı açtığında çok parasının olduğunu görür ve bununla bir cami yaptırmaya karar verir. Bu cami halen İstanbul Fatih'te Sanki Yedim Camii adıyla ibadete açıktır. Sanki Yedim Camii'nin ilginç hikayesi 5 14 "Allah'ın nimetini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız. Allah gerçekten bağışlayıcıdır, merhametlidir." Nahl, 18 📍İsrafın en kötüsü, emeğin zayi edilmesidir. İnsana, insanüstü bir değer verip onu yüceltmek israf olduğu gibi, onun kadrini ve kabiliyetini bilmemek de israftır. Nahl suresini okumak ve dinlemek için tıklayın

haddi aşmak ile ilgili ayetler